KOLAYLI YENİ

17 Ekim 2018 Çarşamba

İki elim yakanızda olacak

iki-elim-yakanizda-olacak

Gazeteci-Yazar Celal Bursalıoğlu, mültecileri değerlendirerek, "Onlar ev sahibi oldu, bizler misafir" dedi.
11 Ekim 2018 Perşembe 19:19

Ülke olarak öyle bir duruma geldik ki, Allah sonumuzu hayır etsin demekten başka bir şey gelmiyor elden. İnanın Afyon caddelerinde dolaşırken kendimi başka bir ülkede dolaşıyor gibi hissediyorum.

Ülkelerinde savaş var, kardeşlerimize zulüm yapılıyor diye kapılarımızı açtık onlara, onları ülkemizde misafir ettik. Gelen o misafirleri de illere dağıttık. Ama tüm kalbimle söylüyorum, onlar ev sahibi oldu, biz misafir.

Bizde bir ata sözü vardır, “Misafirin iyisi 3 gün kalır” diye. Bunlar ne 3 gün, nede 3 yıl anlamadılar. 30 yılı da devirecekler gibi. Eeee misafir bunlar ya, Türk vatandaşına yasak olan herşey, bunlara sonuna kadar serbest.

İyi hatırlarım, çocukluğumuzda Anıt parka gittiğimde Belediyenin görevli bekçileri çimlere, çiçeklere el sürdürmezlerdi. İmaret Camisinin ön tarafı ağaçlık sanki piknik yeri gibiydi. Buralara hiç oturtmazlardı. Sürekli düdük çalarak bizleri uyarırlardı.



Şimdi öyle mi? Bahsettiğim yerlere misafirlerimiz ellerinde çekirdekler, piknik tüpü ve çay malzemeleri ile yatıyor, boğuşuyor ve hatta sevişenleri bile görebilirsiniz.

Dedim ya, onlar ev sahibi oldu bizler misafir.

Gençleri tipik tarzları, saç kesimleri ve giyimleriyle bizim çocuklarımıza kötü örnek olurken, 10-15 kişilik guruplarla gezerek adeta biz ev sahiplerine korku vermeye çalışıyor.

Bu misafirlerimiz kendi vatanında, evlerinde ömrübillah göremediği her şeyi, misafir oldukları vatanımızda görüyor. Bu misafir hiç buradan gitmek ister mi? Sizlere soruyorum.

Hastaneler bizlere ücretli, misafirlerimize ücretsiz. Eczanede ilaçlar bizlere ücretli, misafirlerimize ücretsiz. Üniversiteler bizlere sınavla, misafirlerimize sınavsız. Çocuklarımız mahallesindeki okula giremezken, misafirlerimiz istediği okula girebiliyor.

Geçtiğimiz günlerde bir minibüs şoförü anlatıyordu, araca aldığı misafirlerden ücretini istemiş, misafirlerimiz de, yarım Türkçeleriyle ücret yok demişler. Kavga etsem onlar haklı, ben haksız olacağım diyordu.

Misafirlerimiz iş yeri açarlarsa, her türlü vergiden muaf olacaklar. Bizim iş yeri açacak vatandaşımız vergilerin içinde boğulacak. Türk vatandaşı olup iş yeri açan bir Suriyeli sosyal medyada paylaşmış. Nerden Türk vatandaşı oldum diye. Sormuşlar neden diye. İş yeri açtım, zabıtalar bir yandan, maliyeciler diğer yandan her gün ceza yazıyorlar, keşke Türk vatandaşı olmasaydım dert yanmış.

Eeee ev sahibi olmanın da bir bedeli var elbette. Bizler yıllarca böyle yaşıyoruz. Her kesilen ve ödenen cezalar la siz misafirlerimize harçlık veriyoruz, daha güzel yatsınlar, bol bol çocuk doğursunlar diye.

Mübarek Ramazan ayında iftar çadırları kuruluyor, herkes paylaşsın ve aç kalmasın diye. Belediyenin Yüntaş Şirketi ücretsiz ekmek dağıtıyor, durumu olmayan ekmek alsın diye. Bir bakın kaç Türk vatandaşı buralardan faydalanıyor. Misafirlerimizden sıra gelirse bizim vatandaşımız elbette faydalanacak. Tabi sıra beklerken şiddete maruz kalmaz ise. Allah Sonumuzu hayır etsin inşallah.

Allah’a emanet olun.

Son günlerde bizim misafirlerin suç oranları ülke genelinde oldukça fazlalaştı. Özellikle küçük çocuklara toplu tecavüzler, tacizler, gasplar ve diğer suçlar. Bunlar artık yedikçe kudurmaya başladılar. Yetkililerimiz bu gidişata bir dur demeli.

81 milyon kendi kanından soyundan olan Türk oğlu Türk’ün hakkını 4-5 milyon misafir yiyorsa, iki elim yakanızda olacaktır. Kendi halkın her gün gelen zamlarla boğuşuyor açlık sınırının altında yaşıyorsa, bunun vebali elbette bizi yöneten siyasilerin olacaktır.  



Haber okunma sayısı: 586

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR