istek okulları

03 Nisan 2020 Cuma

Vali Tutulmaz, Başkan Zeybek, İsmail Kumartaşlı

vali-tutulmaz-baskan-zeybek-ismail-kumartasli

Gazeteci-Yazar Mustafa Dağhan'ın gündeme dair yazısı...
05 Şubat 2020 Çarşamba 22:29

Siz değerli okurlarımla; geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’ın gündemini oldukça meşgul eden 1 konu ve Vali Mustafa Tutulmaz’ın 2020 Yılını “Sevgi ve Hoşgörü Yılı” ilan etmesi hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Yoğunluğumdan ve bazen de boşvermekten uzun süredir yazmıyorum.  Kalemimiz biraz soğumuş olabilir, hoş görüle…

Baştan söyleyeyim; yazım “vur abalıya” mantığıyla değil de özeleştiriye ve bazı şeyleri düzeltmeye yönelik olacak.

Evet, gelelim konularımıza;



Geçtiğimiz günlerde takvim bastırma meselesi yüzünden gaziler ve belediye karşı karşıya geldi.

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesine bağlı gaziler ve şehit aileleri Afyonkarahisar Belediyesi önüne siyah çelenk koyarak eylem yaptılar.

Eylemde ağır sözlerle belediyeyi suçlayan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, Afyonkarahisar Belediyesi tarafından hazırlanıp dağıtılan şehitler takviminin kendilerine ait olduğunu öne sürerek, “Elimizden verileri çalarak, Afyonkarahisar Belediyesi bir takvim basmıştır. Bu takvim 10 yıldır şehitler takvimi olarak yayınlanıyor. Şimdi ise bu takvim Mehmet Zeybek takvimi olarak yayınlanmıştır” dedi.

Ardından bazı STK Başkanlarını da yanına alarak basın açıklaması yapan Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ise Şehitler Takvimi üzerinden Belediyemize ve kendisine yönelik gündemi meşgul eden açıklamaları yapanlarla hukuk önünde hesaplaşacaklarını söyledi.

Devamında; “Haddini bilmez birisinin Belediye’nin önüne gelerek siyah çelenk koymasını asla kabul edemeyiz. Kendisini şehit ve gazilerimizin tek temsilcisi zanneden o şahsı, konuşturanın da kim olduğunu çok iyi biliyorum. O şahsı figüran olarak kullanacaklarına, yürekleri yetiyorsa kendileri çıksın, kendileri konuşsunlar” dedi.

Burada hata üstüne hata, abartı üstüne abartı yok mu sizce? Çok kolay bir şekilde halledilebilecek bir konuyu her iki taraf da aşırı derecede ego içeren tavır ve açıklamalarla zora sokmamışlar mı?

Malul Gazi Kumartaşlı, adı üstünde vatanı için kafasından kurşun yemiş bir gazi ve yine vatanı için şehit düşmüş evlatlarımızın ailelerinin de üyesi olduğu önemli bir derneğin başkanı…

Evet, haklı olduğuna inandığı bir konuda tepki gösterdi ama abartılı bir şekilde belediyeyi hırsızlıkla suçlayarak, siyah çelenk koydu. Haklıydı belki ama tepkisi abartılı sert olunca neredeyse haksız duruma düşüyordu.

Asıl mesele bir siyasetçi olan ve her konuşmasında “gönül belediyeciliği” ile geldiklerini dile getiren Başkan Zeybek’in tutum ve açıklamalarında…!

Benim önceki yazılarımı okuyanlar bilirler, biz tam da bu noktada AK Parti’nin ve siyasetçilerinin gönle girmeleri gerektiğini değilse yolları altınla kaplasalar boşa olacağını ifade edegeldik. Güç zehirlenmesi yaşadıklarını ve o yüzden her geçen gün eridiklerini ve bu noktada kendilerini düzeltmeleri gerektiğini defalarca dile getirdik.

Ama nafile gibi görünüyor…!

Zeybek Başkan çok kolay bir şekilde Kumartaşlı’nın ve dolayısıyla gaziler ve şehit ailelerinin gönlünü alabilecekken karşısına alıp onlarla mücadele etme işine girişti.

Ne vardı Kumartaşlı’yı da yanına alıp, derneğin logosunu da basıp takvimini basıverse, gerek var mıydı bütün bunlara?

Sorun Kumartaşlı’nın bir siyasi partiden İGM adayı çıkması ya da Burhanettin Çoban’a ve Mahmut Koçak’a yakın olması ise bu ayrı bir garabet…

Neden?

Zira Kumartaşlı bugün AK Parti’de siyaset yapıyor olsaydı, bütün bunlar olur muydu? Ki Kumartaşlı bildiğim kadarıyla uzun yıllar AK Parti’de siyaset yaptı, görev istedi ama verilmedi…!

O yıllar hiçbir sorun yokken başka parti olunca mı bunlar oluyor? İşte tamda bu noktada “güç zehirlenmesi” dediğimiz şey ortaya çıkıyor. Benden olan hata da yapsa yanındayız, “benden olmayan doğru da yapsa karşısındayız” intibası “gönül belediyeciliği” yapmak isteyen birine hiç yakışmadı.

Zira siyasetçi kimliği olan bir kimse kolay kolay kimseyi karşısına almamalı hele ki bu gaziler ve şehit aileleri ise çok yönlü düşünmeli…

Danışmanlarınızın, çevrenizdekilerin kolaylıkla halledilebilecek bir konuyu bu derece tetiklediğini düşünmeye başladık. Zira siz uzun yıllar siyaset yapmış birisi olarak bu kadar yükselmezdiniz sayın Başkanım. Bence hala çok geç değil, Kumartaşlı’yı, gazileri ve şehit ailelerini makamınıza çığırıp helalleşme girişiminde bulabilirsiniz…

2020 “SEVGİ VE HOŞGÖRÜ YILI” OLACAK!

Gelelim Vali Mustafa Tutulmaz’ın 2020 Yılını “Sevgi ve Hoşgörü Yılı” ilan etmesine…!

Amacımız; 2020 Sevgi Yılı Projesi ile il genelinde ve tüm kurumlarda sevgi dilini hakim kılabilmek diyen Vali Mustafa Tutulmaz: “Bu yıl ilan etmeyi planladığımız Sevgi Yılı projesi ile yıl içerisinde vatandaşlarımız ve kamu kurumları arasında sevgiyi ön planda tutan, kardeşliği ön planda tutan değişik etkinlikler yapmayı planlıyoruz. Başta Valilik olarak bizler kamu kurum ve kuruluşları, STK’lar, diğer paydaşlar değişik projelerle sevgi dilini duyurmaya çalışacağız. En büyük desteği de basın mensuplarından bekliyoruz. Buradaki birinci amacımız sevgiyi, saygıyı ve kardeşliği pekiştirmek, insanlara iyilik anlamında yapılacak ne varsa bunları yapmak şeklinde olacak” dedi.

Vali beyin sözleri kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Hadi inşallah deyiveriyorsunuz biranda…!Ama, “Hayaller Paris, gerçekler Afyon” demekten de kendinizi alamıyorsunuz!

Şimdi Sayın Valimize de birkaç eleştiri de bulunalım. Umarım sözlerimizi özeleştiri ve empati yaparak kabul eder.

Sayın Valim çok güzel bir proje gerçekten mutluluk duyduk ancak önce bu işi başlatan ve ilin mülki amiri olarak sevgi dilini ve hoşgörüyü sizden görmek isteriz ve 2020 yılı süresince bu konunun takipçisi olacağımızı bilmenizi isteriz.

Mesela; basın mensupları arasında ikircilik çıkartacak, kendinizce akredite ettiğiniz basın grubu ile akredite etmediğiniz yada kendinizce dikkate almadığınız basın grubuna yaklaşımınızı yakından takip edeceğiz.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde basın mensuplarına sizin ve belediyenin evsahipliğinde kahvaltı programı düzenlenmişti. Buradaki konuları tek tek yazmamayım da ev sahibi birisi olarak en son ayrılmanız gerekirken ilk ayrılan siz olmuştunuz.  Böyle durumlar sevgi diline, hoşgörüye ve nezaket kurallarına uygun değildir, siz benden daha iyi bilirsiniz.

2020 Sevgi Yılı Projesini duyurmak için yaptığınız basın buluşmasına davet şekli bile biraz ilginç geldi bize… Kendinizce akredite ettiğiniz basın kuruluşlarının sahipleri arandı mı bilmiyorum ama meslekteki bir dernek başkanı olarak şahsen ben aranmadım. Valilikten gelen bir mesajda basın toplantısı yapacağınız yazıyordu. Haliyle de, “altdüzey” bir açıklama olduğunu düşünerek nezaket kuralları çerçevesinde davetinize icabet edemedik.

Diğer yandan” Ekonomi Yazarları” ile lüks bir otelde biraraya geldiniz. Aaaah bir baktık, Afyon’dan birkaç gazete sahibi toplantıya davet edilmiş. Belki dar çerçevede yapmak istediniz ama ekonomi üzerine erkin olan köşe yazarları, bu konuda uzman Afyon’da bazı kalemler var, onları bari davet etseydiniz.

Daha çok sıralayabiliriz Sayın Valim ama dediğimiz gibi sevgi dilini yaymak için kendinizden başlamalısınız. Bizler kendini geliştirememiş insanlar değiliz, her şeyin farkındayız, nezaketimizden susuyoruz bazen.

Önyargı ile ya da olmadık birilerinin verdiği saçma sapan referanslarla hareket etmeminizi, insanları yakından tanımaya çalışmanızı tavsiye ediyorum.

Sevgi dilini yaymak, hoşgörülü davranmak, gönül alabilmek sizin elinizde, üstelik çok kolay...!
Zor olanı seçmek ilginç bir garabet olur. Saygılarımızla…  



Haber okunma sayısı: 502

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR