Şehitoğlu tepe

18 Ekim 2017 Çarşamba

"Alt Geçidin Adı “Bülent Ecevit” Olsun"

alt-gecidin-adi-bulent-ecevit-olsun


02 Ağustos 2017 Çarşamba 13:30

 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından her hafta gerçekleştirilen haftalık olağan basın toplantısına bu hafta da devam edildi.

Başkan Demirkırkan, basın toplantısında beraberindeki il yönetim kurulu üyeleri ile birlikte yerel ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Başkan Demirkırkan, “Diyarbakır'ın Lice ve Kulp kırsalı arasındaki bölgede askeri aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonrası Binbaşı Ümit Çelik ile Jandarma Uzman Onbaşı Erkan Sakal şehit oldu. Şehitlerimize Allahtan rahmet yakınlarına ve tüm ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum.

MALİYE KAVŞAĞINDAKİ ALT GEÇİDİN ADI “BÜLENT ECEVİT” OLSUN



Uydukent kavşağında yapılan köprüye daha önce Alparslan Türkeş Köprüsü adı verilmişti. Halk arasında zekiler köprüsü olarak bilinen Kırmız Hastane önündeki yeni yapılan köprüye Prof Dr. Necmettin Erbakan Köprüsü ise adı verildi. Maliye kavşağında yapımına başlanan alt geçide de eski Başbakanlarımızdan Kıbrıs Fatihi, Karaoğlan - Bülent Ecevit’in adının verilmesini öneriyorum.

BAKANIMIZDAN İÇİ DOLU, GERÇEK MÜJDELER BEKLİYORUZ.

Afyonkarahar Belediyesi'nin Mısri Camii etrafındaki tüm mahallelerin kentsel dönüşüme tabi tutulması ile ilgili hazırladığı dosya 13 Kasım 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu'ndan geçerek Resmi Gazete'de yayımlandı. Sayın Çoban o dönemde Mısri Cami etrafı 170 bin metrekare, Örenbağ'da da 250 bin metrekarelik bir alanın kentsel dönüşüme tabii tutulacağını ve2198 binanın yıkılıp yeniden yapılacağını bildirdi.

Bu yılın başında 15.01.2017 tarihinde sayın Çoban’ın yaptığı basın açıklamasında  “ Kentsel Dönüşüm Fonunda para da kalmadı işin açıkçası. Kentsel Dönüşümü, Bakanlık finanse ediyor.  Yeni bir ödenek aktarılır mı aktarılmaz mı bilemiyorum. Bekleyiş biraz daha devam edecek” Diyerek kentsel dönüşümden umudunu kestiğini ifade etti.  Aradan geçen 8 ayda birşeyin değişmediğini gördük.

Ülkemizde depremler aralıksız devam ediyor. Geçtiğimiz ay ilimizde en az 6 deprem yaşandı. Allah muhafaza 6 ya da üzerinde bir depremde ilimizin hali ne olur. Belediye yetkililerinin ifadesiyle yıkımına karar verilen bu binalar para yokluğundan yeniden yapılamıyorsa buradaki gariban insanların günahı ne. Bu mahallelerde yaşayan vatandaşlarımız Esentepe de yaşayanlar kadar şanslı değil mi? Bizlere sürekli olarak gölet müjdesi veren sayın bakanımızdan insanlarımızın sağlığını, şehirleşmeye ve  trafiğe olumlu katkı sağlayacak  olan kentsel dönüşüm için, ilimizin bu en temel sorununa çözüm bulmasını, gerekli ödeneğin sağlanmasını bekliyoruz. Sayın Bakanımız inşallah Kurban Bayramında bu müjdeyi bizlere paylaşır. Biz de halkımız adına Ona teşekkür ederiz.

Önceki gün sayın Ali Özkaya, dün de sayın Yurdunuseven yaptıkları açıklamalarda 2011 yılında temeli atılan ve 2013 yılında bitirilmesi gereken müze inşaatının 500 günlük bir çalışma programı içerisinde tamamlanacağını müjdesini verdiler. AKP insanlara önce eşeğini kaybettirmeyi, ardından yeniden buldurmayı seviyor. Nerdeyse çürümeye yüz tutan Müze inşaatındaki aksamadan dolayı özür dileyeceklerine,yeniden  başlayacağızdiyerek, allayıp pulluyorlar.

Afyonkarahisar Belediyesi tarafından şehir içi ulaşıma yapılan zam vatandaşlarımız tarafından çok yüksek bulunduğunu da ifade etmek isterim. Yeni tarife ile 1 lira 75 kuruş olan kartlı öğrenci ücreti 2 lira ve yine 2 lira olan normal bilet 2 lira 25 kuruş oldu. Sayın Birliktir’in zamma gerekçe olarak “benzine, mazota ve SGK primlerine gelen zamlar esnafı zor durumda bıraktı.” Demesi de bir başka gerçeğin ifadesidir.

 

Geçtiğimiz hafta AKP ve MHP’nin işbirliği ile Meclis çalışmaların hızlandırılması bahanesiyle milletvekillerinin sesini kısmakiçin Meclis içtüzüğü değişti. Parlamentolar “kanun makinesi” ya da “kanun fabrikası” değildir. Hızlı ve çok sayıda kanun çıkarmaktan ziyade, doğru kanunları çıkarması ve yerinde kararlar alması, aldığı kararların uygulanabilirliği, yurttaş yararına olması; başka bir ifadeyle “yasama kalitesi”nin yüksekliği öncelikli tartışma olmalıdır. Ancak bir fabrikada böyle bir teklif getirebilir; ama, burası TBMM; burada verim de olmalı, üretim de olmalı; ama, daha önce kalite olmalı.

GERÇEK SAMİMİ ATATÜRKÇÜLER, MİLLİYETÇİLER TERCİHİNİ YAPTI.

MHP BARAJ ALTINDA

Sayın Parsak yerel bir televizyonda meclis iç tüzüğü değişikliği ile ilgili olarak katıldığı programda CHP’ye muhalefet görevini layıkıyla yerine getirmiştir. CHP’nin bu değişikliğe neden karşı olduğunu anlayamadıklarını ifade etti. Özü itibariyle bu teklif, içtüzük değişikliği değil, OHAL KHK'sı niteliğindedir. Teklif, içtüzüğü düzenlemekten öteye, Milletvekillerini hizaya getirmeyi ve sadece Milletvekillerini değil, Meclisi susturmayı amaçlamaktadır. Millet Meclisi, 1920'den bu yana, müzakere usulünü benimsemiştir. Mustafa Kemal Atatürk döneminden bu yana, hatta tasarıların ve tekliflerin ikişer defa görüşüldüğünü düşünürseniz, harp halinde bile maddelerin müzakeresinden vazgeçilmemiştir.

Muhalefet vekilleri dâhil bütün vekilleri konuşamayan, oy kullanmaktan başka hiçbir işe yaramayan, kanun yapamayan, kendi bölgelerinin sorunlarını gündeme getiremeyen, muhalefet edemeyen vekiller konumuna getirilmek istenmektedir. Anadolu’nun birçok sorunu meclis kürsüsünden gündeme getirilmektedir. Bu, sadece CHP’ye oy verenler için değil, AKP’ye, MHP’ye oy verenler için de sakıncalıdır. İktidar partisinin bu tutumunu anlamak mümkün de MHP’nin tavrını anlamak gerçekten mümkün değildir. Sayın Parsak’a kendi ifadeleriyle cevap vereyim. Gerçek, samimi, Atatürk’ün CHP’sine oy vermekten yana tercihini kullanan seçmenler de, daha önce oyunu bir nedenle AKP’ye ve MHP’ye veren seçmenler, milliyetçiler, muhafazakarlarda iki siyasi tutum arasında tercihini yapmıştır. MHP bugün baraj sorunu yaşamaktadır.

AKP DÖNEMİNDE, EMEKÇİYE PARA YOK.

TEKNİK DİREKTÖRE, MECLİS BAŞKANINA PARA ÇOK.

AKP iktidarında israf artık ayyuka çıkmıştır. Bir yandan bir lokma ekmeğe muhtaç edilen vatandaşlarımız diğer yanda milli takım sözleşmesi sonlandırıldı diye 3,5 milyon Euro tazminat alan Fatih terim. 3.5 milyon euro, Türkiye'de 9971 kişinin aldığı aylık ücrete denk gelmektedir. 4500 öğretmenin maaşı kadardır. Atatürk milletvekillerine zam yaparken öğretmen maaşını geçmesin sözü aklımızda geliyor. Bizim adalet yürüyüşümüz bu yüzdendi.  Ülkemizde adaletin olduğunu savunanlar, bu durumu adil buluyorlar mı? Ayrıca  15 ay boyunca herhangi bir takımda teknik direktör ya da sportif direktör olarak görev almazsa TFF tarafından her ay 291 bin euro (1 milyon 193 bin lira) tazminat alacağı ifade edilmekte.Terim'in 15 ay sonunda alacağı para toplam 4 milyon 365 bin euro olacak.

TBMM'nin taşeron işçilerinin servislerini 'tasarruf tedbiri' gerekçesiyle kaldıranlar, kendilerine lüks Mercedes'ler alıyorlar. Hem de hergün kavga ettiğimiz protesto ettiğimiz Almanyadan. Başkanlara tahsis edilen bir diğer aracın AUDİ 8'in akıbeti ise bilinmiyor. Bu aracı Meclis Başkanı sayınİsmail Kahraman'ın oğlunun kullandığı ifade ediliyor. Fakir fukaranın, garip gurebanın vergileriyle toplanan paralarla, lüks ve şatafat içinde yaşıyorlar. Olanları gördükçe aklımıza Kültür ve Turizm Bakanı sayın Numan Kurtulmuş’un “Harun olmaya geldiler, Karun oldular. Biz AKP gibi firavunlaşmayacağız.” Sözü aklımıza geliyor”dedi.



Haber okunma sayısı: 183

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER