Triovista, İstek

15 Ağustos 2020 Cumartesi

ÜN-FA-MAR

Cemil PASLI

Cemil PASLI

E-Posta : http://www.cemilpasli.com

Ün-fa-mar: Üniversite Farkındalık Marketi” nin kısaltması.

Her ilimize açarak nicelik konusunu çözdüğümüz yükseköğretim/eğitimin niteliğine yoğunlaşmamız gereken zamanlardayız.

Üniversiteler geçmiş, şimdi ve geleceği kuşatan maziden aldığı bilgileri bugüne yorumlayıp geleceğe yön veren zaman ve mekânı aşan eğitim/öğretim kurumlarıdır.

Ün-fa-mar’lar her üniversitenin halkla bütünleşmenin vitrini olmalı ve ürettiği eserlerle topluma rehberlik yapmalı, ilham vermeli, ön açmalıdır.

Mesela: En iyi buğdayı, çavdarı, mısırı ziraat fakülteleri üretip, ıslah ettiği tohumu köylü kardeşime sunmalı, en iyi bahçe modelleri peyzaj mimarlarından yansımalı vatandaşa.

En iyi sütü, tereyağını, kaymağı, yoğurdu peyniri vetenerlik fakülteleri üretmeli.

Ürünlerin ambalajını tüketicilerin vitrine koyacağı değerde sanat tasarım fakülteleri hazırlamalı, etiketini kültürümüzü aktaracak ve yaşatacak zenginlikte edebiyat fakülteleri yazmalı…

En iyi müziği, tiyatroyu, filmi konservatuvarlar üretmeli ve Cd’ler plaklarla halkın dikkatine sunmalı…

Tıp fakülteleri asıl hekimlik olan halkı hastalıklara karşı koruyucu-önleyici çalışmaları içeren kitap ve cd’ler hazırlayıp satışa sunmalı…

Edebiyat fakülteleri dünü bugüne taşıyıp, yarını geliştiren kültürel eserlerle doldurmalı Ün-fa-mar’ın raflarını…

En etkili ve sağlıklı bulaşık/çamaşır deterjanını kimya fakülteleri üretmeli…

Kişilerin giyim ve beslenme alışkanlıklarına dokunmalı tekstil ve gastronomi bölümleri; ürettikleri ve turizm ve otelcilik öğrencilerinin halka sundukları özgün eserlerle…

En sağlıklı ve her kelimesi Kur’an ve Sünnet imbiğinden süzülmüş İslami bilgiyi İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri üretmeli ve halk başka kapılarda dolaşmadan sahih İslami bilgi için Ün-fa-mar’a müracaat etmeli.

"Vasat bir doktora tezi, kemiklerin bir mezardan diğerine taşınmasından başka bir şey değildir." Frank J. Dobie

Farkındalık oluşturmayan, pazar karşılığı olmayan, değere dönüşmeyen lisans/yüksek lisans/doktora/doçentlik tezleri kemiklerin mezarlar arası taşınmasından öteye geçmez.

Bizim eğitim ve öğretimde temel hedefimiz; kemik gibi olan tohumlara uygun toprak bulup, suyunu, gübresini verip, gereken bakımın yapıp, ilaçlamalarını takip edip, don ve benzeri afetlerden muhafaza edip ürüne dönüştürüp halkın istifadesine sunmaktır.

Her lisans/yüksek lisans/doktora öğrencisinin bitirme tezi olarak Ün-fa-mar’da mutlaka alanında özgün bir eseri olmalı ve satışa sunulmalı.

Satılan eserlerden öğrencilere kar payı verilmeli, onların geçim ve motivasyonlarına katkı yapılmalı.

Bu “üniversiteden halka doğrudan satış” işlemi halkla irtibatı geliştirecek, siparişler ve halkın talepleri verimlilik, moral ve motivasyonu artıracak, öğrenci/akademisyenleri taze tutacaktır.

Ürettiğiniz bilgi somut esere dönüşmüyor ve bu eserin halkta karşılığı yoksa biz büyük bir israfın hatta tebzirin, saçıp savurmanın içerisindeyiz demektir.

Yüce Allah dünyanın ekip biçip gideceğimiz bir ticaret salonu olduğunu anlatır. Müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almak istediğini (Tevbe, 9/111) ifade ederek ticaretin önemine dikkat çeker.

Yine en kuvvetli farzlardan olan Cuma namazına davet edildiğimizde hızla icabet etmemizi, ibadeti ifa edince de yeryüzüne hızla dağılarak Allah’ın bizim için hazırladığı fazlını aramamızı emreder.(Cuma, 62/9)

İslam dininin üzerinde önemle durduğu hususlardan birisi belki de en önemlisi Müslümanların ilme teşvik edilmesi olmuştur. Pek çok ayet ve hadiste doğru bilgiye ulaşmanın fazilet ve önemine yer verilmiştir. Ancak şu kadar var ki Hz. Peygamber (s.a.v.)  ilim tahsil etmenin ve ilim ehli olmanın aksine bazı hadislerinde faydasız ilimden Allah’a sığınmaktadır. Enes b. Malik’ten rivayet edilen “Allah’ım faydasız ilimden sana sığınıyorum.” (Tirmîzî, Daavât, 68) hadisine benzer diğer hadislerde de “faydasız ilim” uyarısında bulunulmaktadır.

Dünyada salt, saf, sağlam ve sahih bilgi epistemiyolojiyi teşkil eder ve iman demektir.

Salt ve sahih bilgi hayata aktarıldığında salih amele dönüşür.

Salih amel herhangi farklı bir nedene bağlı olmaksızın sırf Allah için ihlasla yapıldığında ahlaka dönüşür.

İman, amel, ihlas, ahlak, ihsanla birleşince hidayet olur ve ontolojinin temel hedefi hidayettir.

Rabbimizden günde 40 kez talep ettiğimiz “hidayet” te tam olarak budur.

Hidayet üzere olmak istiyorsak;

Öğrendiğimiz/öğrettiğimiz her bilgiyi amele, faydaya, iyiliğe, soyutu somuta dönüştürmek zorundayız.

Eskilerin ”mahreç” dedikleri verdiğimiz eğitim sonuçta ekmeğe dönüşmüyorsa Merhum M. Akif’in “Kim kazanmazsa ekmek parası/Dostunun yüz karası düşmanının maskarası” dizesiyle aktardığı vahim sonuçlar verecektir.

Ün-fa-mar’ların daha mini modelleri aynı mantık ve hedefle “Meslek Lisesi Farkındalık Marketi= Me-fa-mar” olarak her öğrencisinin koluna altın bilezik olarak bir meslek kazandıran meslek liseleri için de düşünülmelidir.

Anadolu ve Fen liseleri mi?

O konu çoook derin, başka bir yazı da ele alalım.

Meb, Yök, Üniak, Tüba ve Rektörlerimiz başta olmak üzere tüm akademik ve idari kadroyu “Ün-fa-mar”lar konusunda kafa yormaya davet ediyorum. 


07 Temmuz 2020 Salı 00:19
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR