KOLAYLI YENİ

14 Aralık 2018 Cuma

Vicdan hep hatırlatır, tarih hiç unutmaz

Dinçay DOĞAR

Dinçay DOĞAR

E-Posta : dincaydogar@hotmail.com

24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI

Gazete çalışanlarının ezici bir çoğunluğu eskiden maddi ezilmelere rağmen yine de gazetecilik yapardı.

Çünkü gazetecilik bir aşktı.

Gazete çalışanlarından gazeteciliğe şeref katanlar kurumlarından dışlansalar bile bir başka mesleki kurumda her zaman “Buyur gel” diye altlarına bir minder atılırdı.

 Ve kurumlarına geçişleri anonslarla duyurulurdu.

Çünkü kişi/kurum anlaşmazlıklarında kişinin önce gazeteciliğine kattıklarına bakılırdı.

 

Netice olarak geldiğimiz noktada gazetecilik gerek sahiplerinin el değiştirmesi, gerek mikro teknolojinin alternatifleri neticesinde gelişen haberleşme ağı ile hem güç hem de saygınlık kaybeden mesleklerdendir.

Buna rağmen gazetecilik biter mi?

Gazeteler gücün baskıları (ve hatta kanunları ile) belli forma sokulsa da birileri baskı ile duyulması istenmeyenleri duyurmak adına, binmesi gerekenleri halktan kaçıranlara rağmen bilinmesi gerekenleri duyurma adına gazetecilik etiği ile ve ahlakı ile habercilik yapmaya devam eder.

 

Çünkü teknolojinin geldiği noktada gazetede işiniz bitse de haberciliğiniz internet sayfalarında, sosyal medyada devam eder.

Yani ciddi gazeteciler, mücadeleci gazeteciler gerçek gazeteci tanımı içinde gerçeği yansıtma, doğruyu-eğriyi haberleştirme adına gazetecilik mesleği ile ilgili oluşan tüm eksilere rağmen mesleğin saygınlığını sosyal medyadan devam ettirirler.

 

Bu anlattıklarım tabii ki sistemin kendi adına engel gördüğü gazetecileri getirdiği noktayı anlatıyor.

Sistemin yalakalarına, omurgasızlara, vıcık vıcıklarına, yağdanlıklarına, evet efendimcilerine-sepet efendimcilerine, çok doğru buyurdunuz efendimcilerine, ne derseniz haklısıncılara, vs… vs’leri bu yazdığım gazeteci algısı ve idrakinin dışındalar…

Herkesin bildiği gibi onlar her açıdan daima hala makbuller…

Mesela şöyle bir çevrenize bakın: Daha düne kadar yurt içi ve yurt dışı okullarında Atatürk’ün resimleri, Gençliğe Hitabe-İstiklal Marşı çerçeveleri altında Amerikan misyoneri/ajanı/sempitazanı yetiştiren FETÖ’nün gazetelerinde yalakalığını yapanlar bugün aynı gazetelerinde FETÖ düşmanlığı yapmaktalar. 

Eğer darbe başarılı olsaydı bu gazeteciler yazdıklarını referans göstererek Erdoğan Hükümeti ve sistem ile nasıl mücadele ettiklerini anlatacaklar, darbeden yine zevahiri kurtarmaya çalışacaklardı.

Hatta gazetelerinde bugün yayınladıkları FETÖ’cülerin yerine cemaat karşıtları ve Atatürkçülerin fotoğraflarını, mahkemelerinin gidişatlarını yazacaklardı. 

 

İnsanlar yaşantılarını sürdürmek için, kendilerini koruyabilmek, birbirleriyle bağlar kurabilmek, dostları ve düşmanları ayırt edebilmek için hep habere gereksinim duymaktadır.

O halde, “Gazetecilik, toplumların gereksinim duyduğu bu haberleri üretmek için yarattığı bir sistemdir” denilebilir.( (Kovach ve Rosenstiel, 2007)

 

Eğer gazetecilik bir sistemse veya gazeteciliği önemsiyorsanız ve gazeteciliğin onurlu, kimlikli,etik kuralların egemen olduğu bir sistem içinde olmasını istiyorsanız, bu düsturla hareket etmeye kararlıysanız, bu konuda bir şey yapmak istiyorsanız kuracağınız yağcılık ve yalakalıktan uzak sosyal medya gazeteciliğinde “yaptığınız doğru haberlerle, yazdığınız  yol gösterici köşelerle, özgürleştirici ve insanı birey yapıcı bilgilerle” kendinize ulaşılır olmanın da adımını atıyorsunuz demektir.

 

Bugün gazeteler, iktidar-ekonomi ilişkili patronların gazete kurumlarını ele geçirmesi (satın alması)  ile sadece arşiv materyali durumuna düşürülmüştür.

Bu yüzden de bugün gazeteler tek elde toplanmıştır. Ve dolayısıyla kendine bedel biçilen gazetecilerle de tek elden yönetilir hale gelinmiş, adeta gücün seçilmiş/atanmış memurları durumuna düşürülmüşlerdir.

 

Gazeteciliği önemseyen gerçek gazeteciler ve haberciler ise karşılarına getirilen sisteme karşı gelişen teknolojinin kendilerine tanıdığı haklardan yararlanarak önlerine konulan sisteme karşı parçalanmış sistem içinde gazetecilik yapmaktadırlar.

 

İki birden, üç ikiden, dört üçten, beş dörtten her zaman kuvvetlidir hadisi en sevdiğim hadistir.

Bugün yaptığı doğru haberlerle, yazdığı yol gösterici köşelerle, özgürleştirici ve insanı birey yapıcı bilgilerle internet gazeteciliği başlığı altında ‘gerçek’  gazetecilik/habercilik yapmak için uğraşan arkadaşların bu hadisten hisse çıkartarak güç olmanın ve kendilerine ulaşılır olmanın tek yolunun bir sistem dahilinde kendilerini yok etmek isteyen ve kendilerini köle etmek isteyen sisteme karşı birleşmekten geçtiğini bilmelerinden geçer.

 

Spartaküs, tarihin köleliğe son vermek için kendiliğinden oluşan en büyük hakta birleşme harekâtı Spartaküs hareketidir.

Spartaküs’ün başarılı sonuca ulaşamamasının sebebi karşısındaki her türlü teknolojiye ve asker gücüne sahip Roma Ordusu değil “karşı oldukları ezenlerin sisteminin ahlakını ezilenlerin ahlakı haline getiren yeni yağma düzeni sevdalıları” idi…

Bu örnekten internet gazeteciliği ile gazeteciliğe onur kazandırmak isteyen arkadaşlara demem odur ki; özgür ve kaliteli gazeteciliğin ve gazetecilerin varlığı için bir araya gelin ama tokatçılardan, hapazlamacılardan, yağcılardan, yağdanlıklardan, köşe dönücülerden uzak durarak birleşin.

Zaten sizin bir araya gelme sebebiniz onlar gibi olamayışınız olmalıdır… 

 

Bu yazdıklarımdan sakın ola ki yerel gazeteciliğin bittiğinin ilanını veya karşı olduğumu yazdığım sanılmasın. Aksine yerel gazeteciliğimiz yağdanlık gazetecilik haricinde cumhuriyet tarihimizin maddi manevi en zor günlerini geçirmektedir. Bu da ayrı bir yazı konusudur. İnşallah bir gün de yerel gazeteciliğimizin sorunları üzerinde duralım.

 

24 Temmuz basın bayramı dolayısıyla onurlu, itibarlı, gerçek gazetecilik/habercilik yapmaya çalışan tüm arkadaşlarımın basın bayramını kutlarım.

 

 

 

 

 

 

 

    


25 Temmuz 2018 Çarşamba 21:07
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR