KOLAYLI YENİ

12 Aralık 2018 Çarşamba

Ucuz etin yahnisi

İsmail AKAR

İsmail AKAR

E-Posta : afyongunfm@hotmail.com

Et fiyatlarındaki kaos haftalardır devam ediyor. Peki, ‘Bu dalgalanma neden ve çözümü nedir’ sorusunun yanıtını bulmak lazım.

Önce doğru sonuca ulaşmak için rakamları verelim.

Ülkemizde 55 milyon hayvan bulunuyor. Bunun 14 milyonu büyükbaş, 41 milyonu ise küçükbaş. 2017 rakamları bu. Önceki yıllara baktığımızda büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısında yüzde 1 civarında düşmeler olduğunu görüyoruz. Süt üretiminde ise bir yılda 18 milyon 500 bin ton süt üreten ülkeyiz.

GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Otuz yıl öncesindeki nüfus kırmızı et ve süt üretimi oranlarına bakıldığında yarı yarıya azalma olduğunu görmekteyiz. Yani hayvan üreticisi bir önceki yıla göre sektörden azda olsa çekilmeye devam ediyor. Sebebi açık; hayvan besiciliğinde girdi fiyatlarının yüksek olması. Yem fiyatları her yıl bir önceki seneyi aratıyor. Bir ton arpa 1000 TL ye ulaştı. Giderler yüksek olunca köylerden göç başlıyor. Bu arada terör olaylarının da üreticinin sektörden çekilmeye etken olduğunun altını çizmekte yarar var.

ÜRETİCİ VE VETERİNER BİLİNÇLİ OLMALI

Burada önemli bir noktayı da paylaşmak isterim. Ülkemizde büyük veya küçükbaş hayvan bakımında sorun var. Her yıl haftalık aylık kuzu veya buzağı olmak üzere 400 bin civarında yavru ölüyor. Bu çok ciddi bir kayıptır. Hayvanları sütten kesmemek ve sağlıklı yetiştirmek önemli. Burada bilinçli üretici bilgili veteriner Veteriner ve kullanılan ilaçlar öne çıkıyor.

29 Veterinerlik fakültesinde veteriner mezun ediyoruz. Hollanda da bir veterinerlik İtalya da ise 7 veterinerlik fakültesi var. Dünyada en fazla veterineri olan 3. Ülkeyiz. Ama Çok sayıda veteriner olmasına rağmen 400 bin yavru hayvan telef oluyor. Diğer ülkelerde yavru telefi yüzde 1 bile değil.

İşte bu yüzden üretici ve veterinerinde bilinçli olması gerektiğini söylüyoruz

YEM HAMMADDESİNİ İTHAL EDİYORUZ

Ülkemizdeki hava şartları ve coğrafi konum olarak bakıldığında küçükbaş hayvancılığa daha yatkınız. Böyle olmasına rağmen büyükbaşhayvancılıkta ısrar edilince yem fiyatları ve diğer girdi fiyatları maliyetleri çarpan etkisi yapmaktadır. Çünkü yem hammaddesini ithal ediyoruz. Böyle olunca özellikle büyükbaş hayvancılıkta gider çok, gelir az. Sonuç sektörden çekilme.

Sektörden çekilen et üreticisi ne yapıyor? Köyünde merasında ovasında hayvan üreticisi göç ediyor. Metropole geliyor, taşeron işçi olarak ilçe veya büyükşehirde yaşamaya başlıyor. Üretici olmaktan çıkıyor, tüketici oluyor.

ASGARİ ÜCRETLE ALINAN ET 7 KİLO AZALDI

Tüketici yönünden bakıldığında karşımıza çıkan tablo çok vahim. Ülkemizde yıllık kişi başı kırmızı et tüketimi 12 kilogram. Aylık 1 kilo.

ABD’nin dörtte biri, Avrupa ülkelerinin ise yarısı kadar kırmızı et tükettiğimiz bir gerçek.

Çünkü fiyatların yüksek. Bakın, yedi sene önce bir kilo et 16 liraydı. Şimdi kasapta 32, marketlerde ise 42 lira.

Bir asgari ücretli yedi yıl önce aldığı net maaşının tamamını et alsaydı 40 kilo et satın alabilirdi. Günümüzde bu 33 kilo ete karşılık geliyor.

Sonuç…

Hem üretici  hem tüketici sıkıntılı.

İTHAL ET İLE FİYATI DÜŞÜRMEK ÇÖZÜM DEĞİL

Çözüm nedir?

Hayvancılık daha fazla teşvik edilmesi gerekir.

Girdi fiyatlarında devlet desteği sağlanması lazım.

Göçün önüne geçilip, tüketiciler üretici haline dönüşmesi lazım.

Et üzerine yüzde 8 olan KDV yüzde 1’e düşmesi lazım.

Kayıt dışı konusunda önlemler alınması gerekir.

Yoksa ithal et ile suni fiyat düşürülmesi gerçekçi bir çözüm değildir.

Atalarımız ne demiş, ‘Ucuz etin yahnisi yenmez!’

Kısa orta ve uzun vadeli tarım ve hayvancılık politikaları ile kalıcı çözüme ulaşmak mümkündür. 


07 Kasım 2017 Salı 18:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR