KOLAYLI YENİ

23 Haziran 2018 Cumartesi

Yaşlılarımıza Sahip Çıkalım

İsmail AKAR

İsmail AKAR

E-Posta : afyongunfm@hotmail.com

Cumartesi öğle saatleri mühendislik okuyan kızım Gülgün’le Rıza Çerçel Kültür Merkezi bahçesinde çay içiyor, sohbet ediyoruz. Gazeteci dostlarım Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim ile Radyo Gün’de yaptığımız Basın Odası programı sezon finaline girdiğinden dolayı dinlenmeye çalışıyoruz.

Belli bir zaman geçtikten sonra eşim Fadime Akar geldi. Masaya oturdu ağlamaya başladı.

Ne oldu? Sorumuza aldırmadan ağlıyor. Gülgün’e sarılıyor.’Biz yaşlandığımızda bize sahip çık. Sakın ilgisiz kalma olur mu diyor.

Biraz sakinleşti ve anlatmaya başladı.

Radyomuz Genel Yayın Yönetmeni Faruk Bangir ile reklam görüşmesinden radyoya gidiyoruz. Ambar yolundaki Kadına İlköğretim Okulu bahçe duvarında yaşlı bir adam. Yara bandı satıyor. Durduk. Bir tane yardım olsun diye aldım.’Kızım bir tane daha al.İhtiyacım var’ dedi.

Bir tane daha aldım. Ayrıldık. 3-4 adım attım aklım yaşlı amca da. Geri döndük.

-Amca senin kimin kimsen yok mu?

-Var da yok kızım.

-Sana kim bakıyor?

Eli ile yukarıyı gösterdi. ‘Allahım bakıyor’

Elleri yara içinde. Temiz yüzlü 70–75 yaşlarındaki adam ağlamaya başladı. Anlatıyor anlattıkça ağlıyor.’7 çocuğum köyde bakmadı. Afyon’a geldim. Sosyal Yardımlaşmadan 350 lira para alıyorum. Onu da kiraya veriyorum. Harçlığı da burada, yara bandı satarak çıkarmaya çalışıyorum. Yarı aç yarı tok yaşıyoruz işte’

‘Amca seni huzurevine yatırsak yatar mısın, kalır mısın orada’

-‘Ahh nerde kızım kalmaz mıyım? Hiç olmazsa karnıma sıcak bir çorba girer’

Sosyal Hizmetler İl Müdürü Alper Sezer’i cep telefonundan aradım. Ona durumu anlattım. Müdür Bey yakından ilgilendi Huzur Evi Müdürünü aradı. Bizi oraya yönlendirdi. Taksi çağırdık. Taksi ile Huzurevi ne gittik. Huzurevi Müdürü Muzaffer Erol yakından ilgilendi. Hemen yaşlı amcayı soydular, yıkadılar. Yaralarının sarılması için hastaneye gönderdiler. Bizde geri döndük. Allah devlete ve millete zeval vermesin. Her iki Müdürümüzde layığı ile görevlerini yaptılar. Yaşlı adama kucak açtılar. Devletin şefkatli koluyla sardılar sarmaladılar.’

Sordum.

-Hanım adamın adı ne?

-Adı yok. Şükrü olsun. Ahmet olsun. Mehmet olsun. Adının önemi yok. Fakat bir şey çok zoruma gitti. Bizim taksici de 60 yaşlarında yolda sürekli konuştuk. Konuyu oda anladı. Hatta ara sıra lafa da girdi. Dönüşte taksiye borcumuzu sorduk.30 lira dedi. Huzurevi Erkmen’de şehir içi 5 lira.Hadi bekledi 10-15 bilemedin 20 lira.Hayır yapan insanlara kazık atan anlayışı da bir kenara not ettim’ dedi.

Evet, Cumartesi böylesi bir olay yaşandı.

Sürekli okuyanlar bilir. Bu köşede kendi özelimize girmemeye özen gösteririm.

Fakat bu birilerinin mağduriyeti üzerinden kahraman yaratmak, iyi yürekli Pollyanna masalı anlatmak değil.

Bu konu bence önemli.

Yaşlılara sahip çıkılması

Devletin ve hükümetin bu konudaki desteğini hissetmek.

Devletin görevlilerin böylesi konulara sağduyu ile yaklaştıklarını göstermelerini paylaşmak

İyileri iyilikleri, güzeli ve güzellikleri de paylaşmak lazım.

Unutmayalım ki;

Bir gün gelecek herkes yaşlı olacak.

Kazık atan taksici de.

Yaşlı adama kucak açan Müdürlerde.

O yaşlı adamı yıkayıp temizleyen görevlide.

O yaşlı adamın yaralarına merhem olmaya çalışan doktor ve sağlık ekibi çalışanları da.

Mevkiiniz, makamınız, malınız, mülkünüz, servetiniz boş.

Hepimizin gideceği 2 metrelik çukur.

Ancak o son demleri huzur için de yaşamak lazım.

Zaten Huzur Evi adı da oradan gelmiyor mu?

En yakınımızdan başlayıp yaşlılarımıza sahip çıkalım.

Hayır dualarını alalım.

Unutmayalım ki...

Bir toplumun aynası yaşlıların yaşam kalitesi ile ölçülür.

Mutlu ve aydınlık yarınlara....

    


23 Haziran 2014 Pazartesi 14:37
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR