KOLAYLI YENİ

20 Ekim 2018 Cumartesi

Cehalet nedir?

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Cebrail, Âdem (aleyhisselâm’ın) yanına indi ve dedi ki:

 "Ey Âdem! Üç şeyden birini seçmeni önermekle emrolundum. Birini seç, diğer ikisini bırak."

Âdem ona: "Ey Cebrail! Bu üç şey nedir?" diye sordu.

Cebrail: "Akıl, hayâ ve dindir" dedi.

Âdem: "Ben aklı seçtim" dedi.

Bunun üzerine Cebrail hayâ ve dine: "Haydin dönelim, onu bırakın" dedi.

Hayâ ve din dedi ki: "Ey Cebrail! Bize, akıl neredeyse siz de orada olun" diye emredildi. Bunun üzerine Cebrail: "Öyleyse size emredildiği gibi hareket edin" dedi ve geldiği yere doğru yükseldi.»

Akılla cehalet birbirini tamamlamaları nedeniyle iki konuyu birden işlemekte yarar var sanırım. Akıl ve bilmek birbirine yakın olduğu gibi okuyarak cehaletten kurtulunabilinir mi sizce?

Yani Kur’an- Kerim’de birçok ayette “hiç akletmez misiniz?” sorusuyla karşılaşırsınız. Neden bu vurgu vardır sürekli?

Muhammed b. Abdulcabbar, ashabımızın bazısından merfu olarak Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)'dan şöyle rivayet etmişlerdir:

İmam'a sordum ki: Akıl nedir?

Buyurdu ki: «Rahman'a kulluk sunmanın aracı ve cennetleri kazanmanın aleti olan bir yetenektir.»

Dedim ki: Peki, Muaviye'nin sahip olduğu yetenek nedir?

Buyurdu ki: «Onunkine kurnazlık denir. Şeytanettir. Akla benzer; ama kesinlikle akıl değildir.»

Evet, akılla kurnazlığı nedense hep karıştırırız. Kurnaz olan akıllı olduğunu düşünür. Kurnazlığa; bir nevi düşmanına kurulan tuzağın başarılı ya da başarısız sonucu diyebiliriz. Şeytani olanlar kurnazlıklarıyla düşmanına tuzak kurar bazen başarılı olurlar fakat genelde tuzakları başına geçer. 

Peki, cehalet bunun neresinde?

Her bilmeyene, okumamışa, eğitimsiz olana cahil dediğimiz gibi birçok tedrisattan geçmiş fakat sabit fikirlerle, tekdüze eğitilmiş olanlara da cahil deriz.

Ya da başka bir deyişle cahili ikiye ayırarak, ‘zır cahil’ ve ‘okumuşun cahili’ şeklinde nitelendirebiliriz.

‘Zır cahil’ şeklinde nitelendirdiğimiz cehalet kısmına girecek olursak; ilme, sosyal yaşantıya, kitaba, okumaya ihtiyaç duymamış ya da imkanlar fırsat vermemiş kişilerden oluşur.

“Okumuşun cahili” diye nitelendirdiğimiz kişilerin ise genel yapısı sabit fikirleridir. Bu kişilerin genelde gözleri ve kalpleri perdelidir. Bakarlar ama görmezler, okurlar ama bilmezler, kalpleri vardır ama hissetmezler.

En tehlikeli olanları da bunlardır. Zır cahil eğer cahilliğinin farkındaysa zarar gelmez ancak okumuşun cahili cahilliğinin de farkında değildir.

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacak ki, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. 

Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Bu konuda söylenecek çok şey vardır fakat uzatmamak babında söylemek istiyorum.

Her iki cahil grubundan da uzak durmanızı tavsiye edeceğim. Zira zır cahil sizi patavatsızlığıyla üzer, okumuşun cahili ise ısrarıyla ve söylediklerini kabul ettirme hırsıyla öfkelendirir.

Allah cahilin cesaretinden korusun…! 


04 Ocak 2016 Pazartesi 12:32
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR