KURBAN ÜST

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Gün ‘kara’, sancak ‘siyah’

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

 Bismillahirrahmanirrahim.

Vel’asr. İnnel’insâne lefî husr. İllellezîne âmenû ve amilûssâlihâti vetevâsav bil’hakkı vetevâsav bissabr. "ASR Suresi"

Manası: “Asr'a kasem (yemin) olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler ile Hakk'ı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”

Tefsiri ise şöyle; “Asra yemin olsun ki, muhakkak insan (ömrünü yalnız geçici dünya isteklerine kavuşmak için harcadığından) büyük bir (zarar ve) ziyandadır. Ancak iman edenlerle, Salih (iyi işler) amel yapanlar, birbirlerine hakkı, (inanılması ve yapılması lazım olan şeyleri ve ibadetleri yapmak, günahlardan sakınmak hususunda) sabrı tavsiye edenler böyle değil (onlar zararda ve ziyanda değildirler). (Ayet: 1-3)”

Kim Asr suresini okursa, Allah'u teala onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur. (Hadîs-i şerîf-Envâr-ut-Tenzîl ve Esrâr-üt-Te'vîl)

Kur'an-ı kerimde başka hiç bir sure nazil olmasaydı, inmeseydi şu pek kısa olan Asr suresi bile, insanların dünya ve ahiret saadetlerini te'mine yeterdi. Bu sure, Kur'an-ı kerimin bütün ilimlerini içine alır.

Asr suresi, Mekke-i mükerreme de inmiştir ve Üç ayettir. Surede insanların zararda oldukları, bu kötü durumdan kimlerin kurtulacakları haber veriliyor. (Taberî, İbn-i Abbâs)

İçinde bulunduğumuz şu kara günlerde en ihtiyacımız olan şey sabır olsa gerek. Sadece Türkiye değil, tüm dünya Müslümanları, gözlerini kan bürümüş, fesat çıkarıcıların azgın nefisleri yüzünden sıkıntılı günler yaşıyor.

Kimi fesat çıkarıcı ülke ve milletler petrolün, kimi doğalgazın, kimi Arz-ı Mev’ud dediği toprakların, kimi Müslüman sayısının azalmasının peşinde.

Ama hepside bu hırsları yüzünden Müslüman topraklarında kan ve gözyaşına sebep oluyorlar. Bu zihniyet en fazla 100 yıl yaşayabilecekleri bu geçici dünyada güçlü. Allah onların zulmüne anladığımız kadarıyla bu kısa dünya için zaman tanıyor.

Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler. (Bakara Suresi 11. Ayet)

Evet, kendini ıslah edici olarak niteleyen bu zalim fesat çıkarıcıların kimler olduğu hepimizin malumudur.

Bu zalimler Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için, kalpleri engelli ve başkalarını hidayetten men ettikleri için Allah’ın hastalıklarını artırdığı insanlardır. Hastalıktan kasıt kalp hastalığıdır.

Kalbi hastalanmış bir kişi, zümre veya ülkeden her şey beklenir. Kalbi hastadır, çünkü vicdanı kurumuştur. Kalbi hastadır, zulümden, kan içmekten zevk alır. Kalbi hasta olduğu için şeytan onların tüm benliğini ele geçirmiş, kontrolü altında tutmaktadır.

İşte bu hastalıklı, haşa şeytanı ilah edinmiş yeryüzünün fesat çıkarıcıları, bugün dünyayı bu hale getirdi. Daha fazlası da olacak diye tahmin ediyorum. Çünkü bu zalimler emellerine ulaşana kadar durmayacaktır.

E biz napalım. Bizim sorunumuz tam da burada. Biz Müslümanlar bu şeytana tapıcıların etkisi altından çıkamadığımız sürece, birlik ve beraberliğimizi muhafaza edemediğimiz sürece ve en önemlisi Allah’a tam manasıyla yönelmediğimiz sürece bu adamlar ellerini üzerimizden çekmeyecek. Bizi köleleştirmeye, kan dökmeye daha şiddetli bir şekilde devam edecekler.  

Günlerimiz ‘kara’ günler olduğu için sancağımızda Peygamber Efendimizin zor günlerde kullandığı ‘siyah sancaktır.’

Ben sabrın yanında kısa sürede toparlanacağımızı ve yakın tarihte ‘gerçek siyah sancak’ altında tüm Müslümanların toplanacağını ümit ediyorum. 


18 Ekim 2015 Pazar 14:34
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR