KOLAYLI YENİ

23 Haziran 2018 Cumartesi

Güzel bakmak, hayatınızı güzelleştirir!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Yine aylardan Kasım. Adına şiirler yazılan, şarkılar bestelenen Kasım ayındayız. Sonun başlangıcındayız yani.

Tabiatın öldüğü, karamsarlığa büründüğü ama yine de büyük bir umutla ve heyecanla yeniden dirileceğini bildiği Kasım ayı…!

Bu ay aşkların ayı olarak da bilinir. Sevgiliye olan hasretin başlangıcı yani. Tabiat öldüğü için aslında belki Yaratıcıya kavuşma anı olarak da nitelendirilebilir.

Yada baharı beklemenin verdiği haz, sevgiliye olan hasret, bekleyiş, umut ve heyecanı da temsil ediyor diyebiliriz.

Kasım ayı; ve’lhasılı kimi için güzel bir başlangıç, kimi için ise sonun başlangıcı olabilir. Biz insanoğlu yeryüzünün halifesi olarak, tüm nebatat, hayvanat ve diğer yaratıkların ötesinde Kasım’ı yeni umutların başlangıcı olarak kabul edebiliriz/etmeliyiz.   

Her sonun başlangıcı, her acının bir sonu, her hasretin bir vuslatı, her sorunun çözümü, her kışın bir baharı elbet var.

Biz insanlık dünya hayatında olayların üstümüze üstümüze geldiğini, dertlerin sorunların bir türlü bitmediğini, hakkın, hukukun, adaletin bir türlü olmadığını, düşünür, konuşur, yazarız.

Bunu da dünya hayatının geçici bir meta olduğunu unutarak yaparız. Dünyanın rahat etme, cenneti burada yaşama, sorunsuz bir hayat geçirme mekanı olmadığını hiç aklımıza getirmeden yaparız. 

Ölümü yok olmak olarak algıladığımızdan, yani beynimiz hep bunu çağrıştırdığından ölümün ne büyük bir lezzet, sevgiliye kavuşma anı olduğunu bilmeyiz.

Belki biliriz ama günahlarımızın, hatalarımızın çokluğu, ruhumuzun ısrarla istediği o kavuşma anının ertelenmesini dikta eder bize.

Bazı Peygamberlerin Yüce Allah ile erken ölme konusunda pazarlık ettiğini bilir misiniz? İşte o büyük sevgiliye biran evvel varma hevesidir bu.

Dedik ya Kasım ayı kimine zuldür, kimine kavuşma anıdır! Kimini hüzünlendirir, kimini sevindirir.

Öte yandan sonlardan bir türlü kaçamıyoruz. Kaçınılmaz olanı geciktirmeye çalışsak da sonuçta kabullenmekten başka çaremiz de yok.

Asıl olan bu durumun kabulünü nasıl gerçekleştirdiğimiz...

Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi her çirkin şeyin de bir sonu var. Kabullenilmesi gereken ama asla kavga edilmemesi gereken bir hayat gerçeği bu...

İşin özüne gelirsek eğer, birgün zulümde bitecek, birgün adalette bitecek ve nice Kasımlar geçtikten sonra bu dünyada bitecek.

Olaya bakış açısı önemli. Bir leşe bakarken, ‘ne iğrenç kokuyor’ diye de bakabilirsiniz, ‘dişleri ne kadar da güzelmiş’ diye de bakabilirsiniz.

Meseleye güzel bakmak, hayatınızı güzelleştirir.

Tüm insanlığa güzel bakışlar dileğiyle…!  

    


04 Aralık 2015 Cuma 12:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR