KURBAN ÜST

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Her karanlığın muhakkak bir aydınlığı var!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Her gecenin bir sabahı, her zorluğun bir kolaylığı vardır değil mi? Nasıl ki gece/karanlık bir örtü gibi dünyayı kaplıyor ve sonrasında güneş tüm aydınlığıyla her sabah yeniden hayat veriyorsa insanlığa, hayatın zorlukları da insan hayatında elbette gelir-geçer konumundadır.

Biliyorum; zorluklar karşısında herkesin yeter artık dediği zamanları oluyor sonrasında da hiç ummadığınız bir şekilde o sıkıntılar sanki hiç olmamış gibi geçiveriyor değil mi?

Peki, zorluk niye ve arkasından gelen mutluluk niye? Hiç düşündünüz mü nedir sebebi? Bazen gelişen olaylar haşa Allah’ın sizinle dalga geçtiği izlenimine kaptırıyor sizi değil mi?

Allah latiftir, lütfedicidir, şakacadır da diyebiliriz! Ve Allah sevdiği kullarını sınar, sevdiklerine sıkıntılar verir ve sonrasında sevdiğini mutlu eder.

Şöyle bir düşünün; siz kime şaka yaparsınız? Sevdiğinize, nazınızın geçtiğine şaka yaparsınız değil mi? İşte sıkıntılarımızı Rabbimizin bize bir lütfu (şakası) olarak gördüğümüzde aslında her şeyi çözmüş oluyoruz.

Bir deyim bile vardır bununla ilgili; “Allah sevdiği kulunun bir eşyasını kaybettirir sonra buldurarak sevinmesini sağlar” diye.

Tabak, sevdiği deriyi yerden yere vurur ya hani, daha bir güzel olsun, daha bir şekil alsın diye.

Yüce Yaradan aslında bizi dövmüyor, tozumuzu, kirimizi, (günahımızı) silkeliyor. Rabbim sıkıntı ve sorunlarla bize şekil veriyor, kıvama getiriyor.

Firavun bir kez bile hasta olmamıştır, bir defa başı ağrımamıştır.

Siz bugünün şatafatla yaşayan krallarına, zenginlerine özeniyorsunuz, “neden biz bunlar gibi değiliz?” diyorsunuz ama inanın ahirette onların vereceği hesap belki de bin yılları bulacak. 

Yanlış bilmiyorsam cennet-cehennem öncesi ahiret hayatı binlerce yıl sürecekmiş. Senin bu dünyada çevrende ki bin kişiyle münasebetin olduysa, bir kralın yüz binlerce kişiyle münasebeti oldu.

Birçoğunda hakkı kaldı, birçoğunun hakkını yedi. Dolayısıyla hesap vermesi çok uzun sürecek.

Bir engelli gördüğünüzde şükrediyorsunuz değil mi? Ama o engelli sizden daha şanslı bence? Lüks içinde yaşayan bir zengine ise imreniyorsunuz. Siz de o zenginden daha şanslısınız.

Hani deriz ya “her şerde bir hayır, her hayırda bir şer olabilir” diye. Bir işe soyunur sonunun çok güzel olacağını, mesela zengin olacağınızı düşünürsünüz ama sonu kötü olmuş, batmışsınızdır.

Yapmak istemediğiniz bir şeye mecbur kalırsınız, bir bakmışsınız ummadığınız güzellikler karşınıza çıkmış.

Bir büyüğüm anlatmıştı; Adamın biri çerçicilik yapıyor ve bu vesileyle evini geçindiriyormuş. Gel-gelelim ağır bir hastalığa kapılmış ve uzun bir süre iş güç yapamamış. Haliyle komşuları, akrabaları yiyecek, içecek ve kıyafet yardımı yapmaya başlamışlar.

Yapılan kıyafet yardımları bir süre sonra o kadar çoğalmış ki neredeyse iki kamyonu dolduracak türden. Sonrasında adam iyileşmiş ve o elbiseleri satmaya karar vermiş. Derken iş büyümüş ve şehrin en önemli yerlerinden iki dükkan sahibi olmuş.

Demem o ki, gelen zorluk sizin hayrınızadır, o bir lütuftur. Sabredin…!

 

 

 

 

    


27 Ekim 2015 Salı 15:56
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR