KOLAYLI YENİ

19 Ağustos 2018 Pazar

“Kibirliye karşı kibir, sadakadır”

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Kibir, kibirlenme, böbürlenme, övünme ayet ve hadislerle şiddetle yasaklanmıştır. Ancak bir istisna var burada, bu istisna ‘kibirliye karşı kibirli’ davranmak.

Öncelikle kibrin ne kötü bir şey olduğu gerçeğini ayetlerle örneklendirmek istiyorum.

İsra / 37. “Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin.”

Nisa / 36. “Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.”

Lokman / 18. "Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez.”

Ayetlerden de anladığımıza göre kibir, övünme hiç iyi şeyler değil. Bu kısmı hepimiz biliyoruz. Çoğumuzun bilmediği konu ise kibirliye karşı kibirli davranmak kısmı.

Hadisi şerifte, "Kibirliye karşı kibir, sadakadır." (Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, IV, s. 366/5299) deniliyor.

Ayette ise; “Muhammed Allah’ın Resûlüdür. Beraberinde olanlar kâfirlere karşı çetin ve izzetli, birbirleri arasında merhametlidirler.”(Fetih, 48/29) deniliyor.

Merhamet peygamberi olan Hz Muhammed Mustafa (sav)’in başından geçen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum

Bir yolculuk sırasında öğle molası vermişlerdir. Uzanıp, dinlenmek için arkadaşlarının kamp kurduğu yerden hayli uzakta bir ağacın gölgesini seçmiştir. Yattıktan bir süre sonra Gavres isminde, inançsız ve kendine diş bileyen bir kabile reisi tarafından fark edilir. Gavres'in kalbi sevinç ve heyecanla dolar.

Bu gafil anından yararlanıp Hz. Muhammed'i (sav) öldürecek ve bütün Araplar arasında bitmez bir üne kavuşacaktır. Heyecanlı ama sessiz, parmaklarının ucuna basarak yanına kadar sokulur.

Usulca uzanarak ağacın dalına asılı olan Hz. Muhammed'in (sav) kendi kılıcını alır ve olayın farkında olmayan, gözleri kapalı Hz. Muhammed'in (sav) boğazına dayar. Soğuk çeliğin temasıyla gözlerini açan Hz. Muhammed (sav) başucunda gururla sırıtan Gavres'i görür. Gavres ise artık zaferinden emin, bu anın zevkini çıkartmak ister.

Şımarık bir tavırla sorar: "Ey Muhammed, şimdi seni benim elimden kim kurtarır?"

Görünüşte haklıdır da, çünkü elindeki kılıcı iki santim itmesi Hz. Muhammed (sav) için dünya hayatının sonu anlamına gelecektir. Fakat O'nda (sam) hiçbir heyecan ve korku eseri görülmez.

Gavres'in sorusuna; "Allah!.." diye haykırarak cevap verir.

Ve o anda "Allah" nidasının dehşeti karşısında, Gavres tepe üstü, yere yuvarlanır, elindeki kılıç fırlar gider. Sonra onun kendini toplamasına fırsat vermeden hızla kalkan Hz. Muhammed (sav), kılıcını alır ve hala sırtüstü yatmakta olan Gavres'in boğazına dayar. Az önceki durum şimdi tam tersine dönmüştür.

Mütebessim ve sakin bir şekilde sorar: "Ey Gavres! Şimdi benim elimden seni kim kurtaracak?"

Ne yazık ki Gavres'in Allah, deme şansı yoktur. Çünkü o inançsızdır. Fakat son derece zeki bir insan olduğunu verdiği cevapla da kanıtlar:

"Ey Muhammed! Herkes kendine yakışanı yapsın."

Hayat kurtaran bu zeki cevap karşısında Hz. Muhammed (sav) kılıcını geri çeker ve:

"Haydi git, serbestsin." der.

Şahsım adına ben kibirliye kibirli davranıyorum. Mütevazi insanların karşısında ise elimden geldiğince mütevazi olmaya çalışıyorum. Size de tavsiye ederim.

 

 

    


14 Kasım 2015 Cumartesi 16:41
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR