KURBAN ÜST

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Kurban Bayramı’nın önemi

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Kurban Bayramı, Hz. İbrahim için bir sabır, Hz. İsmail için bir teslimiyet olması hasebiyle Allah’a olan imanımızı kuvvetlendirmenin bir fırsat olduğu özel günlerdir.

Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan özel bir bayramımız. İslam dinindeki Ramazan Bayramı ile beraber en önemli iki bayramdan birisi.

Bu bayram adını Müslümanların Allah rızası için büyükbaş veya küçükbaş hayvan kurban etmesinden alır. Tüm dünya Müslümanları tarafından kutlanan Kurban Bayramı'nda İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail Peygamber'i Allah rızası için kurban etmek istemesi ile anılır.

Aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac farizasını ifa ettikleri vakittir. Bayramda da Bayram Namazı kılınır ve bayram hutbesi okunur.

Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir.

Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık, O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.

Zenginlerin, kestikleri kurban etlerinden fakirlerin yararlandırması, Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını güçlendirir. Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir.

Kurbanla gelen bu sevinç toplumun huzur ve mutluluğunu artırır.

Sevgili peygamberimiz: «Kim (mal) genişliği bulur da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (57) buyurarak kurban kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu belirtmiştir.

Ahir zamanın tam da içinde bulunduğumuz günlere baktığımızda Kurban Bayramının Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o teslimiyetlerini görmek mümkün olmamaktadır.

Elbette peygamber değiliz, elbette nefsimiz var. Ancak Kurban Bayramını o büyük teslimiyetçi yaklaşımla ifa etmek ne büyük bir erdem olurdu değil mi?

Bugün baktığımızda özellikle Hayvan Hakları Savunucularının Kurban Bayramını ‘hayvan katliamı’ olarak görmeleri ve yansıtmalarının ne kadar büyük bir cehaletin içinde olduklarını göstermektedir. 

Biz Müslümanlar’ın bu özel bayramını; Hayvan Hakları Savunucuları ‘cehalet’ olarak nitelemek yerine kendi cehaletlerini görmeleri gerekiyor.   

Allah’ın büyük bir sınavı ve O’na olan teslimiyetimizi bilselerdi böyle bir niteleme de bulunmazlardı herhalde.

Bilenler bilir ancak bilmeyenler için o büyük teslimiyeti içeren Hz. İbrahim ve Hz İsmail kıssasını sizlerle paylaşmak istiyorum.

HAZRETİ İBRAHİM’İN OĞLU İSMAİL’İ KURBAN EDİŞİ

Bu kıssa Kuran-ı Kerim’de Sâffat sûresinde zikredilmiştir. Şöyle ki:

Allâh’ü Teala İbrahim Aleyhisselâm’ı Nemrud’un ateşinden kurtardıktan ve O da Babil’den Şam’a hicret etmeye niyet ettikten sonra şöyle dedi: Ben Rabbime gidiyorum. Yani, Rabbimin bana emrettiği yere, Şam’a gidiyorum. Bu ayet hicrette asıldır ve ilk hicret eden de İbrahim Aleyhisselâm’dır. O, beni yoluna iletir. İbrahim Aleyhisselâm Şam’a ulaştığı zaman mahlukatın rabbine dua etti ve şöyle dedi.

Ey Rabbim! Bana Salihlerden (bir oğul) ihsan et. Biz de ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Biz de ona bir oğul hibe ettik. Gelişip büyüdü. Oğlu, (İbrahim’in) yanında koşacak çağa gelince; Yani büyüyüp onunla birlikte ihtiyaçları ve menfaatleri için koşturacak duruma gelince. Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görmekteyim. Yani Allah için kurban ettiğimi görmekteyim. Artık bak, bu konuda ne düşünürsün? dedi.

Çocuk da; “Babacığım! Sana ne emredildiyse yap. İnşallah beni (Allâh’ü Teâlâ’nın bu imtihanına) sabredenlerden bulacaksın” dedi. Vakta ki onlar Allah’ın emrine boyun eğerek teslim oldular. İbrahim Aleyhisselâm oğlunu alnı üzerine yatırdı. Hadise Mina’da vuku bulmuştur. Bıçağı boğazına sürdü. Ama bıçak, kudreti ilâhiyyeden bir mani sebebiyle hiç kesmedi. Biz de ona şöyle seslendik. Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyana (emredileni yerine getirmeye azmetmek suretiyle) sadakat gösterdin. Bu sana yeter. Şüphe yok ki Biz emre imtisal etmekle nefislerine iyi davrananları böyle mükafatlandırırız. Muhakkak ki bu, açık bir imtihandı. Ve ona (boğazlamak ve emredilen işi yerine getirmek üzere) büyük bir koçu çocuğun yerine fidye verdik. (Sâffat-99-107)

Bu kurbanlık, Habil’in takdim edip de kendisinden kabul edilen koç idi ve Cebrail Aleyhisselâm Cennetten getirmişti. İbrahim Aleyhisselâm tekbir getirerek onu kesti. (Ruhul Beyan ve Celaleyn)

 

Mesele Allah’a olan imanın kuvvetlendirilmesi meselesidir. Tüm İslam aleminin Kurban bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.  


22 Eylül 2015 Salı 11:44
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR