KOLAYLI YENİ

17 Ekim 2018 Çarşamba

SABETAYLIK…!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Sabetaycılık, (eskiden Dönmeler ya da Avdetiler [1] 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan Sabetay Sevi'nin kurucusu olduğu, onu Mesih kabul eden mistisizme ve Kabbala'ya dayanan inanç.

1920'lerin başından itibaren Sabetayist kökenli insanların çoğunun sekülerleşmesi ve büyük bir çoğunluğunun geleneklerini yeni kuşaklara aktarmaması nedeniyle Sabetaycılık yok olmaya başlamıştır.[2][3] Ancak bazı yazar ve araştırmacılar Sabetaycılığın günümüze kadar devam ettiğini iddia etmektedir.[4]

Vikipedi’de bunlar söyleniyor. Bende Sabetaylığın günümüze kadar özünden hiçbir şey kaybetmeden devam ettiğini düşünenlerdenim.

Türkiye’de resmi olarak 15-20 bin civarında Yahudi olduğu biliniyor. Ancak ismi Türk, davranışları Müslüman olan Sabetaylar’ın ülkemizde milyonları bulduğu ifade ediliyor.

Sevi denilen Yahudi Osmanlı döneminde ortaya çıkmış, kendini Mesih ilan etmiş etrafında dünyanın dört bir yanından kendine inanan Yahudileri toplamıştır.

Her ne kadar Osmanlı, başlangıçta bu şahsı önemsemese de sonraları kitleleri etrafında toplamaya başlayınca dikkat çekmiştir.

Birkaç defa sürgün edilse de son olarak dönemin padişahının karşısına çıkarılmış. İslam alimleri tarafından fikirleri çürütülmüştür.

İdam edilme korkusu ile ‘ben Müslüman olmak istiyorum’ diyerek son hamlesini yapmıştır. Padişah, Müslüman olmak isteyen Sabetay Sevi’yi affetmekle yetinmemiş sarayda önemli bir de görev vermiştir.

Evet, asıl mesele buradan sonra başlıyor. Görünüşte tam bir Müslüman olan, adını Mehmet olarak değiştiren Sevi, aslında içindeki Yahudiliği asla bırakmamıştır. 

Bu yüzden bu minvalde olan Yahudilere Sabetay (dönme) denilmiştir. Sabetay Sevi sarayda görevi itibari ile de o dönem öyle bir gizli teşkilatlanma yapısı kurmuştur ki uzantıları günümüze kadar gelmektedir.

Türkiye sabetaylığın merkezi konumundadır. Kendilerine Beyaz Türk’ler diyenler bunlardır. Osmanlı döneminde merkezleri Selanik olmasına karşın günümüzün merkezi İzmir olarak bilinmektedir.

Türkiye’de sanat, sinema, tiyatro ağırlıklı olmak üzere, önemli işadamları ve bazı siyasetçilerde Sabetaylık izleri görmek mümkün. 

Biraz daha ileri gidecek olursak Türkiye’ye yıllardır yön verenler, çoğunlukla bunlardan oluşmaktadır.

Biz bunları Müslüman zannederken, bunlar sinsice Yahudiliğe hizmet etmeyi kendilerine amaç edinmiş kişilerdir.

Son yazımda Münafıklıktan bahsetmiştim. Ahir zamandaki münafıklık tam da bu değil mi?

İsimleri Müslüman ismidir, Türk ismidir. Bunların çoğu göstermelik olarak 5 vakit namaz kılar, dinimizi bizden daha iyi bilirler ve hatta bazıları hafızdır.

Bugüne kadar en iyi sığındıkları alan ise Alevilik olmuştur. Alevilerin arasında daha iyi gizlenmişlerdir. Bizim Alevi zannettiğimiz ‘kızılbaşlar’ aslında Sabetaydır.

Bugün biz Müslümanlar bu tip münafıklılara karşı ne tür tedbirler alacağımızı tartışmalıyız. Tarih boyunca İslam’ın bayraktarlığını yapmış biz Müslüman Türkler artık bize neler yapıldığını, yapılmak istendiğini görmek durumundayız.

Türk-İslam Birliği elzemdir ve bu toprakların samimi insanlarının her birine ayrı ayrı ihtiyaç bulunmaktadır.

 

 

 

    


06 Ekim 2015 Salı 12:47
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR