KOLAYLI YENİ

17 Aralık 2018 Pazartesi

VİRA BİSMİLLAH…!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Yaklaşık 15 yıllık gazetecilik meslek hayatımızda Afyonkarahisar’ın çeşitli basın kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev almış bir kardeşiniz olarak gazetecilik hayatımıza yeni bir sayfa açtık.

Yenigün Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü olarak bundan sonra köşe yazılarımızla ve haberlerimizle sizlerle olmaya devam edeceğiz. Allah utandırmasın.

Allah’ın nasibi doğrultusunda açılan bu sayfa hem gazete için hem de bizim için hayırlara vesile olur inşallah.

Aklınıza sahibi olduğumuz, “Afyon Manşet Haber ne olacak?” şeklinde bir soru gelebilir. Hemen cevaplayayım: Allah izin verdiği sürece Afyon Manşet Haber’de yayın hayatına daha da güçlenerek devam edecek. 

Yani gücümüzün yettiği ölçüde iki işi birden götürmeye çalışacağız. Bu anlamda bize hoşgörüyle yaklaşan Yenigün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Akosmanoğlu’na da ayrıca teşekkür ediyorum.

Gazetecilik yaşantımızda hangi düsturla hareket ettiğimiz, nasıl bir gazetecilik hayali içinde olduğumuzu bilenler bilir. Fakat bilmeyenler ve unutanlar için tekrar hatırlatmak isterim.

Biz aslında işimizi doğru yaptığımız sürece bir nevi Peygamber mesleği icra ediyoruz. Bu ne demek; “Peygamberlerin, Allah tarafından gönderilen vahiyleri insanoğluna haber vermesi demek oluyor.”

Muhabirliğin kelime anlamına bakıldığında, ‘muhbir, haber veren’ anlamındadır. Yani yaptığımız mesleğin ne kadar önemli, ne kadar hassas bir meslek olduğunun farkındayız ve bugüne kadar da bu minvalde gazetecilik yaptık.

Elbette bugüne kadar yaptığımız haberlerde/yazılarda, bahsettiğimiz minvalden çıkıp, hata yaptığımız, nefsimize yenik düştüğümüz anlar oldu.

Nefsi olan bir kardeşiniz olarak yaptığımız hata ve yanlışlarda da bizi mazur göreceğinizi/gördüğünüzü biliyorum.

Kanunen belirlenmiş gazetecilik etik kuralları ve tarafsızlık ilkesini mümkün mertebede sağlamaya çalışmış bir gazeteci olarak, bunların daha ötesinde gazeteciliğe “vebal” boyutundan bakmanın verdiği rahatlık içerisindeyim.

Gazeteciler, topluma önemli ölçüde hizmet eden adamlardır. Yapılan güzel hizmetleri halka duyurmanın, anlatmanın yanında bir yerde görülen yanlışı, hatayı görmezden gelmekte bizim açımızdan önemli bir sorun teşkil ediyor.

Bir yerde bir zulüm varsa, haksız kazanç varsa, yapılan hizmetlerde eksiklik, aksaklık varsa biz bunları duyurmakla da mükellefiz. Ya da farklı bir tabirle; yaptığı hatayı, yanlışı anlamayıp, hata üzerinde ısrar edenleri sayfalarımızdan duyurmak zorundayız ki hatasından dönsün, daha iyisini yapsın diye.

Aslında biz gazeteciler amiyane bir tabirle, ip üstünde cambazlık yapmaya çalışanlarız. Yaptığımız işlerde ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabiliriz.

Gerçi yaranmak gibi bir derdimiz yok ama nefis çoğu zaman alkışlanmak, takdir görmek ister. Yapılan güzel hizmetlerde bir kurumu ya da kişiyi övdüğümüzde, “yalaka” yaftası alırız, yapılan yanlışı yazdığımızda ise her türlü iftiraya maruz kalıveririz.

Bir defa olsun teşekkür etmezler. Yüz kere olumlu haber yap, bir defa eleştir en kötü sen olursun. Her an için kendimizi mahkemelerde bulabiliriz veya tehditler alırız. Hatta daha ileri giderek dayak atmaya yeltenenler bile olabilir.

Neyse derdimiz, sorunumuz çok, söylenecek söz de çok ama yapacak da bir şey yok. Biz bunlara alıştık artık. Önemli olan insanlara hizmet, önemli olan yaptığımız iş ve fillerle Yaradan’ın takdirini kazanmak. Allah utandırmasın, sevgi ve saygılarımla.

 

    


06 Eylül 2015 Pazar 17:39
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR