KOLAYLI YENİ

19 Ağustos 2018 Pazar

Ya iftiraysa…!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Demokrat Parti Genel Başkanı hemşerimiz Gültekin Uysal ile ilgili bir internet sitesinde köşe yazarının iddialarına kendi internet sitemizde yer vermiştik.

İddialar öyle iddialardı ki okuyanları dumura uğratan, şaşırtan iddialardı. Bizde bu köşe yazarının kendi internet sitesinde yayınladığı iddiaları ‘gazeteci refleksi’ ile ‘haber değeri’ olması hasebiyle internet sitemize koyduk.        

Açıkçası ‘tecrübesiz’ de olmamamıza rağmen köşe yazarının iddialarını araştırmadan; “köşe yazarı kimdir, amacı nedir, neden böyle bir yazı yazmış, iftira mı atıyor, yoksa savunduğu iddialar doğru mu?” şeklindeki birçok soruya yanıt aramadan dediğim gibi ‘haberci refleksiyle’ sitemizde yer verdik.

Tabi, başta yapmamız gereken araştırmaları yazıyı koyduktan sonra yapmaya başlayınca işin doğrusu biraz biraz netleşmeye başladı.

Araştırma noktasında açıkçası benden beklenmeyen, aslında gazetecilik açısından yapmayacağım bir hataya imza attım.

İki gündür vicdanen oldukça rahatsızım.

Köşe yazarının iddiaları, birilerinin söylediği gibi ‘ya iftiraysa.’ Bende bu iftiraya bilmeden ortak olmuş oluyorum. Eğer öyleyse Allah beni affetsin, Gültekin Uysal’da tabi bu saatten sonra ederse hakkını helal etsin.

Tabi bu iki günlük süreçte birçok meslektaşımız ve partililer bizimle irtibata geçti. Kimi işin doğrusunu anlattı, kimi baskı kurarak haberi çıkartmaya çalıştı, ‘mahkemeye vericeğiz’ şeklinde aba altından sopa göstermeler oldu gibi gibi…

Hatta öyle ki ‘reklam istedi, para koparmaya çalışıyor’ şeklinde dedikodular çıkartıldı.

Şimdi bu noktada beni bilenler bilir; benim yaklaşık 12 yıllık gazetecilik hayatımda bir tane dahi bu manada mim’im yok, çok şükür.

Yaptığım hiçbir haberde geri adım atmışlığımda vaki değildir. Çünkü bu haber haricinde ne yaptıysak araştırarak, delillere dayandırarak haber yapmışızdır.

Ama dediğim gibi bu haber gazetecilik etik kuralları açısından bana yakışmayan bir haberdi. Üstelik daha önce hiç tanımadığım, hiç görmediğim, görüşmediğim bir yazarın yazısına sitemde yer vermek bana hiç yakışmadı.

Doğru ya da yanlış, iftira ya da değil. Sonuçta ben bugüne kadar ‘belaltı’ tabir edilen bir haber yapmadım. Yaptığım haberlerde hep işe ‘vebal’ boyutundan baktım.

Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün; vicdanımın sesini dinlediğimde 2 gündür gerçekten rahatsızlık duyuyorum. 

Şimdi bu yazımdan da eminim insanlar çok şey çıkartacaklar. “Mahkemeye verilmekten korktu, ya da parayı aldı, sus payı olarak bu yazıyı yazıyor veya tehditlere boyun eğdi” gibi birçok şey söylenecek.

Olsun; ‘biz kendimizin ne olduğunu biliyoruz’ kimse bize itimat etmezse Allah biliyor. Bu yazıyı ister inanın, ister inanmayın ‘ya iftiraysa’ düşüncesiyle Allah’tan korktuğum için yazma gereği duydum.

Tekrar söylüyorum: ‘Bilmeden bir iftiraya alet olmuşsam Allah beni affetsin, Gültekin Uysal ve ailesi de hakkını helal etsin.  


24 Kasım 2014 Pazartesi 18:33
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR