KURBAN ÜST

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Yazıklar olsun size...!

Mustafa DAĞHAN

Mustafa DAĞHAN

E-Posta : mustafadaghan@msn.com

Çevremizde büyüklerimiz (nenelerimiz) sürekli anlatır;

‘Ben 12 yaşında gelin oldum’, ‘ben gelin olduğumda 13 yaşındaydım’ diye konuya girerler ve yaşadıkları o büyük travmayı 80’li yaşlarına gelmiş olmalarına rağmen halen anımsar, anlatırken gerginlikleri yüzlerindeki ifadeye vurur.

Evet, ne acı ki; birçok büyüğümden bu tip ‘çocuk gelin’ hikâyeleri duydum. Bir büyüğümün anlattığını siz vicdan sahibi, ahlak sahibi vatandaşlarımla da paylaşmak istiyorum.

“Henüz 13 yaşındaydım. Bahçede diğer akranlarımla kum oynuyorduk. Biz oynarken babam geldi ve elimden tutarak ‘hadi kızım gidiyoruz’ dedi. Ben geç olduğu için yemek yemeye gittiğimizi sanıyordum. Meğer evde beni istemeye gelenler varmış. Tabi ben çocuğum ve bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyordum. Babamın kucağındayım ve benimle ilgili pazarlıklar yapılıyordu. Sonra anlaşıldı ve ben kısa bir süre içinde evlendirildim. Oyun oynadığım yerden alınıp benden yaşça çok büyük olan bir adamın evindeydim. O geceyi hatırlamak bile istemiyorum. O korku tarif edilemez. Ertesi gün kaçtım ama nafile, anne-babamdan bir ton dayak yiyerek, geri götürüldüm. Bu durum yıllarca sürdü. Sonra alıştım!”

Bunu anlatan büyüğümüz şuan 80 yaşında ve o yaşadıklarını bugün dahi yutkunarak anlatıyor. Bu onda bir travma yaratmış ve hiçbir zaman unutmamış, unutmayacak da. Anlattığı daha uzun fakat ben kısaltarak değindim. Anne-babasına ettiği beddualar da var tabi.

Gelelim günümüze;

Geçtiğimiz günlerde yine 13 yaşındaki kız çocuğunu evlendirmek isterlerken son anda jandarma baskınıyla engellendi.

Jandarmadan da, şikâyet edenlerden de Allah razı olsun.

Bu duruma en ağır ifadeleri kullanmak istiyorum ama şimdilik ‘Cahillik, beyin fukaralığı’ demekle yetinmeliyim. Zira ‘cahillerle’ uğraşmaktan bıktım.

Merak ediyorum; bu beyin fukaraları, aklı aşağısında olan bu mahlukatlar daha oyun oynayacak çağda olan bir sübyanı evlendirmeye kalkmakla neyi amaçlıyor?

Küçük yaşta evlendirilince ona yapacakları okul masrafı ve diğer masraflarından mı kurtuluyorlar? Yoksa alınan ‘başlık paraları’ mı cazip geliyor?

Kimse bana ‘küçük yaşta evlendirerek namusunu koruyoruz’ demesin, dalarım.

“E Peygamber efendimiz zamanında da varmış. Dolayısıyla dinen bir sakıncası yok!” diyenlere söylüyorum.

Cahil adam; o dönemde dul, yetim, yaşlı, çocuk gibi zor durumda olan kadın ve kızlar himaye altına alınıyor. Yani sizin anladığınız gibi himaye altına alınanlar hemen gerdek gecesine sokulmuyor. Hatta hiçbirine sizin baktığınız gözle dahi bakılmıyor.

Himaye altına alınanlar dışarıdan gelebilecek tehlikeye karşı korunuyor sadece… Eğer küçük kız isterse eğitimini tamamladıktan ve evlenecek yaşa geldikten sonra başka biriyle evlendiriliyorlar.

Yani geçmişi yanlış yorumlayan ‘aklı aşağıda olanlara’ söylüyorum; yazık etmeyin o küçücük, masum çocuklara.

Kız çocuğu özellikle okutulmalı, eğitilmeli ki eşi onu terk ettiğinde, ya da zalim bir eşe denk geldiğinde ayakları üzerinde durabilsin.

Kız çocuğu rahmettir, berekettir, nasiptir. Yazıklar olsun sizin gibi cahillere…

 

 

    


28 Eylül 2015 Pazartesi 18:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR