Şehitoğlu tepe

18 Ekim 2017 Çarşamba

Çok geç olmadan…!

Ramazan Hüseyin Biçer

Ramazan Hüseyin Biçer

E-Posta : rmznhsynbcr@gmail.com

Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lügati’t-Türk’ adlı çok önemli eserinde şöyle der, “İl Gider, Töre Kalır…”

Türkçe’de ‘İl’, ‘devlet, toprak, memleket’ anlamına gelmektedir. Töre ise halkın ortak bilinci ile oluşturulmuş yazılı olmayan kanunları ve devletin değişmez uygulamalarını, kanunlarını ifade eder. Yani Kaşgarlı, bu sözüyle şunu anlatmaktadır; “Toprak kaybedilebilir, devlet yıkılabilir, ancak milletin ortak bilinci, ortak kanunlar, Türk töresi asla unutulmamalıdır.”

Töre’nin önemini anlatmak için ne bu satırlar yeter, ne de kütüphane dolusu kitaplar...

Türkler, tarih boyunca törelerine sahip çıktıkları için gittikleri, her toprakta devlet bilincini ayakta tutmayı başarmışlar ve siyasi organizasyonlarını tamamlamışlardır. Amme bilinciyle hareket eden Türk toplumunun en önemli karakteri, yazılı olmasa da herkesin uymaya mecbur olduğu Türk töresine ve kanunlarına gösterdiği büyük saygıdır. Bu saygı ve törelere bağlılık nedeniyle, yıkılmış olan Türk devletleri en zor şartlarda dahi yeniden doğmayı, devletlerini kurmayı başarmışlardır.

Bu töre öyle sağlam bir geçmişe dayanır ki köklere inildikçe kalınlaşır ve tâ Türk devletinin temelini atan ve bir nizama sokan Mo-du (Mete) Kağan’a kadar uzanır.

Bugün tarih bilincinden yoksun olan Türk töresini, nizamını bilmeyen bir gençlik yetişiyor. Ve bu gençlik kökü olmayan bir dal gibi rüzgar nereden eserse oraya savruluyor.

Maalesef ki artık Türk gençliğinin derdi Türklük değil, tarih değil, devlet değil, millet değil… Din hiç değil…

 İnsanlar, bu kavramları, iş bulmak için kullanıyor. Devlet büyüklerimizin de derdi gençlik değil. Birbirini yiyen Türk gençliği, küçük çıkarlarla, siyasî ayrımlarla dağılıp gidiyor …

Derdi hak davası olmayan gençlik, bu milletin başına dert olmaya geliyor.  Oluyor da zaten…

Devletimizin üzerine bu konuda çok büyük sorumluluk düşüyor. Gençlere ortak bir bilinç, din, vatan, bayrak sevgisi yüklenmesi gerekiyor.

Ok yaydan çıktı geriye döner mi bilinmez ama gerek sivil toplum kuruluşları, gerek Gençlik Spor Bakanlığı, bu gençliği tekrar diriltmek için, bilinçlendirmek için projeler hazırlamalı ve bu projeleri hemen uygulamaya koymalı.

Gençlik ve Spor Müdürlükleri’nin görevi sadece spor müsabakaları düzenlemek olmamalıdır. Bakanlık eliyle, konferanslar düzenlenmeli, gençliğin, devlet problemleri konusunda söz söylemesi sağlanmalı, onlara beyin fırtınası yapmaları için alanlar oluşturulmalı. Yani gençlik, devleti hakkında söz söyleyerek bu devleti sahiplenmelidir.

Pısırık, devletten milletten bîhaber bir gençlikle bu ülke gelişemez ileriye gidemez. Bu milletin evlatlarına ecdadı iyi tanıtılmalı.

Eğer, devlet bu milletin evladına devlet bilinci, din bilinci yüklemez ve sahip çıkmazsa, hasta ruhlu insanlar, hasta ruhlu ideolojiler, bu gençliği ele geçirecektir.

Camilere çocukların alıştırılması, onlar için gerekirse cami bahçelerinde oyun alanı yapılması gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki, “Cemaatinin arkasında çocuk kıkırdamaları gelmeyen toplum, geleceğinden ümit kesilmesi gereken bir toplumdur.”

Din bilinci, devlet bilinci, Türk töresi ile bu gençlik aşılanmalı. Aşılanmalı ki etrafta dolaşan bin türlü ne idüğü belirsiz virüslerle hastalık kapmamalıdır.

Din aşkıyla dolu, devlet-millet aşkıyla dolu vatan evlatları yetiştirilmelidir. Buna bugünden hemen şimdi başlanmalıdır.

Bu devletin, devleti milleti için aşkla mücadele edecek gençlerine ihtiyacı var. Bu gençliğin de sahip çıkılmaya ihtiyacı var…
Çok geç olmadan… 


03 Şubat 2016 Çarşamba 11:24
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR